0
🖼️ Resim
"Yeni doğum yapan her 10 kadından 7'si lohusalık döneminde depresyon yaşıyor"
Uzman Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, annelerin doğum sonrası süreçte yaşadığı lohusa depresyonunun, toplumda yaklaşık olarak yüzde 50 ila 70 oranında görüldüğünü belirtti. Bu durumun, tedavi edilmediği takdirde iki yıla kadar devam edebileceğini vurguladı. Lohusa depresyonu, hem anne hem de bebek açısından önemli olumsuz sonuçlar doğurabileceği için dikkate alınması gereken bir konu.
Evre, lohusa depresyonunun belirtilerinin genellikle doğumdan sonraki günlerde başladığını ifade etti. Annenin ruh halindeki değişimler, yorgunluk, kaygı ve sosyal hayattan çekilme gibi durumlar, bu dönemde sıkça karşılaşılan sorunlar arasında yer alıyor. Bu tür belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve zamanında müdahale edilmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Psikolog, bu durumun yalnızca anneleri değil, aynı zamanda bebekleri de etkileyebileceğini belirtti. Annenin ruhsal sağlığı, bebekle olan bağını ve gelişimini doğrudan etkileyebilir. Dolayısıyla, lohusa depresyonu yaşayan annelerin desteklenmesi ve profesyonel yardım almasının gerekliliğini özellikle vurguladı.
Evre, lohusa depresyonuyla başa çıkmak için çeşitli tedavi yöntemlerinin mevcut olduğunu ifade etti. Bireysel terapi, grup terapileri ve gerektiğinde ilaç tedavisi gibi seçenekler, bu süreçte annelere yardımcı olabilmektedir. Bu tür desteklerin, annenin iyileşme sürecinde kritik bir rol oynayabileceğini belirtti.
Sonuç olarak, doğum sonrası dönemde yaşanan lohusa depresyonunun ciddiyetine dikkat çeken Uzman Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini savundu. Annelere yönelik hazırlanan destek programlarının ve farkındalık kampanyalarının, bu konuda yaşanan sorunların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

