0
🖼️ Resim
"Büyük teknoloji devinden ayrılıp kendi girişimimizi kurduk: Öğrendiklerimiz, bu alışkanlıkların her zaman işe yaramadığını gösterdi."
Andy Ratsirason ve Shalini Aggarwal, Amazon’dan farklı zamanlarda ayrıldıktan sonra bir araya gelip AI girişimleri Tenafli’yi kurdular. İkili, yeni bir startup oluşturmanın getirdiği bazı alışkanlıkları bırakmanın zor olduğunu paylaşıyor. Sınırlı kaynaklarla çalışmak, gerçekte oldukça zorlu ama mühim bir deneyim oldu. Bu dönemde, AI araçlarının maliyetleri düşürme ve çalışan sayısını artırma konusundaki etkisini de vurguluyorlar. Bu sohbet, San Jose, Kaliforniya’da CEO olarak görev yapan 50 yaşındaki Shalini ile CTO 37 yaşındaki Andy arasında gerçekleşti.
Shalini, 2015’te Hindistan’dan Amerika’ya taşındıktan sonra Andy ile birlikte çalışmaya başladığını söylüyor. Andy, 2014’te Amazon’a katıldığını ve Silikon Vadisi’nde yer almak için kariyerini bu yöne eğittiğini ifade ediyor. Amazon’dan sonra birçok yeni girişim üzerinde çalıştığını belirtiyor. Shalini ile LinkedIn üzerinden tanıştıklarını ve Tenafli’yi kurma yolunda bir araya geldiklerini ekliyor. Şirketin kuruluş sürecinde, büyük bir teknoloji ortamında pek çok şeyi sorgulamadan alıştıkları yöntemlerin, startup dünyasında geçerli olmadığını fark etmişler. Bu da onlara farklı düşünmeleri gerektiğini öğretiyor.
Bunun yanında, Amazon’dan ayrılmanın da sunduğu bazı fırsatlar var. Shalini, Amazon’da geçirdiği son dokuz ayda AI projeleri üzerinde yoğunlaştığını ve COVID-19 döneminde bir AI ürün fikri geliştirdiğini paylaşıyor. Babası emekli olmuş, annesi ise vefat etmiş. Bu olaylar da ona, yaşlı bireyler için kişiselleştirilmiş öneriler sunan bir AI asistanı fikrini doğurmuş. Andy ise, konfor alanında kalmanın ve kendi girişimini başlatmanın arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığını belirtiyor. Her iki isim de hem kişisel hem de profesyonel nedenlerden dolayı cesur adımlar atarak girişimlerini hayata geçirmeye karar verdiklerini belirtiyor.
İlk etapta, Amazon’da edindikleri “önce yap” mantığının startup dünyasında geçerli olmadığını anlamışlar. Daha önce hiç böyle düşünmemişler. Uzun bir süre ürün geliştirdikten sonra, piyasa talebinin olmamasıyla yüzleşmişler. Bu noktada, müşteri geri dönüşlerine odaklanmaya karar vermişler. Bu deneyim, onlara kullanıcılarla erken etkileşim kurmanın ve kaynakları doğru şekilde yönetmenin önemini göstermiş. Shalini, startup kaynak programlarına katılmalarının ve AI teknolojilerinden yararlanarak gereksinimlerini daha tutumlu bir şekilde yönetmelerinin çok faydalı olduğunu vurguluyor.
AI ile elde ettikleri avantajlardan biri, müşterilerle daha fazla zaman geçirme fırsatı bulmaları. Geliştirdikleri AI araçları sayesinde araştırma yapmak için harcanan zamanı mühim ölçüde azaltmışlar. Böylece, diğer etkinliklere ve müşteri geri dönüşlerine daha fazla odaklanabilmişler. Andy, AI’nin kodlama süreçlerini hızlandırarak bazı görevlerin otomatikleştirilmesini sağladığını söylüyor; bu da takımlarının daha az kişiye ihtiyaç duymasını sağlamış. Sonuç olarak, daha düşük maliyetle yüksek kalite sağlamak çok daha kolay hale gelmiş.
Geçmişteki büyük teknoloji şirketi deneyimleri onlara bazı avantajlar sağlarken, aynı zamanda ciddiye almaları gereken dezavantajlarla da yüzleşmeye neden olmuş. Büyük bir şirketteki tecrübelerinin, küçük bir girişimin dinamiklerini tam anlamalarına engel olduğunu belirtiyorlar. Kendi girişimlerini geliştirirken “tamamlanmamış” bir ürünle yüzleşmenin zorlukları ile de karşılaşmışlar. Bu süreç, onların kullanıcı ihtiyaçlarını anlamalarının önemini kavramalarına yol açmış. Yani, büyük teknoloji şirketlerinden edindikleri deneyimler, onların girişimcilik yolculuklarını şekillendirmiş.

