0
🖼️ Resim
Milan'daki üniversitemden ayrıldım, daha küçük bir kasabada eğitim almak: için. Daha uygun yaşam maliyeti ve sakin atmosferi sevdim.
Hayatının ilk yılında, Milano’nun karmaşasından uzaklaşıp daha sakin olan #urbino Üniversitesi’ne geçen bir öğrencinin hikayesi pek çok gencin hislerine ışık tutuyor. Büyük şehirlerin sunduğu yaşam tarzı, bazen göz alıcı görünsede, içsel sıkıntıların kaynağı haline dönüşebiliyor. Milano, sanat ve kültürle dolu bir şehir olmakla birlikte bu öğrenci için stres ve hayal kırıklığı yaratmış bir yer olmuş.
İlk yılının ardından, bu genç yalnız ve kaygılı hissettiğini açıkça dile getiriyor. Bunu aslında yaşamaması gerektiğini düşünmüş olabilir. Daha önce hangi bölümde okuyacağı hakkında aylarca kafa yorarak yazarlık hayalleri peşinden koşması umut verici bir süreçti. Fakat özel bir üniversitede okumak ve Milano’da yaşamanın getirdiği finansal baskı, beklenmedik bir yükle karşı karşıya bırakmış onu. Görünen o ki, yüksek öğrenim sadece akademik bir yolculuk değil, ruhsal ve maddi zorlukları içeren bir deneyim haline gelebiliyor.
Dersler ilgi çekici olsa da, Milano’daki eğitim hayatı zorluklarla doluydu. Dersten çıkmak, karmaşası daha da arttırıyordu ve bu da öğrenciyi kaygılandırıyordu. Yüksek öğrenim sürecinin ruhsal yükleri, insanı derinden etkileyebilir diye düşünüyorum. Ailesinin finansal destek sağladığı bir ortamda yaşamak, bu gencin suçluluk hissetmesini oldukça olası kılıyor. Her ne kadar ailesi onun eğitimi için harcama yapabileceğini söylese de, bu yükün altında ezilmek, kişinin kendisini kötü hissetmesine neden olabiliyor.
İlk aylardaki düzen, ona esaret gibi görünüyordu. Uyku problemleri, gürültülü bir mahallede yaşam ve kalabalık şehir hayatı ruhsal sağlığını ciddi şekilde etkiledi. Bir yandan yüksek hayaller peşinde, diğer yandan bu gerçeklik arasında sıkışmak, oldukça hayal kırıklığı yaratıcı. Ancak bu genç, cesaretini topladı ve bir çıkış yolu aramaya koyuldu.
Urbino’ya geçiş yaparak doğru bir adım attı. Nüfusu on beş bin olan bu küçük şehir, yaşam masrafları açısından daha elverişli bir seçenek sundu. Hem haftada sadece üç gün ders görüp, yaşamını daha düzenli hale getirme fırsatı bulmasının yanı sıra, burada huzurlu bir yaşam alanıyla karşılaştı. #urbino, ona finansal açıdan da rahatlama sağladı. Bu yeniliklerle birlikte spor ve mindfulness gibi kişisel gelişim programlarına katılabilme imkanı bulması, hayatına renk kattı. Fakat, COVID-19’un patlak vermesiyle, tüm bunların ortası hızlıca değişti.
Geriye dönüp baktığında, Urbino’da geçirdiği o birkaç ay, onun için en güzel dönemlerden biri olarak kalmış. Bence burada belki de iç görü kazandığı en mühim ders, sorunları görüp çözüm aramak. Hayat karmaşık göründüğünde bile cesur adımlar atmak gerekebiliyor. Bu hikaye, gençlerin kendi yollarını bulmaları ve zorluklarla yüzleşmeleri açısından bir örnek teşkil ediyor. #eğitim #covıd19

