0
🖼️ Resim
Timothée Chalamet'in 'Marty Supreme' filmindeki Marty Mauser karakteri,: 1950'lerin gerçek bir ping pong efsanesinden ilham alıyor
Timothée Chalamet’in başrolünde yer aldığı "Marty Supreme" filmi, 1950'ler atmosferinde yaşayan Marty Mauser adında bir masa tenisi oyuncusunun hikayesini anlatıyor. Marty, tüm dünyada en iyi oyuncu olma hayalleri kurarken, bir yandan aşk maceralarıyla ve günlük işlerle meşgul. Ama işte, bu durum onun kariyerini tehdit eden sorunlara yol açıyor. Görünen o ki, bu hikaye, hayatın hem karmaşık hem de renkli yanlarını gözler önüne seriyor. Anlaşılan, Mauser karakteri, gerçek hayatta ünlü masa tenisi şampiyonu Marty Reisman'dan esinlenerek yaratılmış. Reisman’ın kendine özgü tarzı ve sahnadaki gösterişli hareketleri, onu izleyenleri kendine hayran bırakıyordu.
Marty Reisman, yenilikçi vuruşları ve karizmatik stili ile tanınıyordu. Aslında, 1940'lardan 2002 yılına kadar tam yirmi iki şampiyonluk kazanmış bir efsane. Genç yaşta yeteneğini keşfeden Reisman, on üç yaşında New York’ta junior şampiyon oldu. "İnce çerçeve" olarak bilinen Reisman, 1977'de bir Sports Illustrated makalesinde "masa tenisinin James Bond'u" diye tanımlandı. Beş kere Dünya Masa Tenisi Şampiyonası’nda bronz madalyaya uzanan Reisman, 1949 yılında Londra'daki British Open'da cereyan ettirdiği muazzam vuruşlarla hafızalarda yer etti.
Fakat Reisman, sadece masa tenisi ile değil, birçok ilginç iş girişimiyle de öne çıkıyordu. Yurt dışında geçirdiği zamanlarda sürekli para kazanmanın yollarını arayan Reisman, Londra'dan dönerken naylon çorapları New York sokaklarında beş katına sattığı söyleniyor. Hatta, Hong Kong'da gizlice altın külçeleri çıkardığı ve her seferinde bin dolar kazandığı iddiaları da vardı. Ancak belki de en kayda değer kısmı, kariyerinde kendisine karşı bir rakip olarak gördüğü Japon oyuncu Hiroji Satoh’u. alt etme çabasıydı.
Reisman, Satoh’un 1952'deki dünya şampiyonasındaki başarısının ardından, onu ve başka bir oyuncuyu Osaka’da meydan okumaya davet etti. Bu etkinlik, sadece rakipler arasındaki çekişmeyi değil, aynı zamanda kitleleri de dört gözle bekleyen bir gösteriye dönüşmüştü. Nihayetinde Reisman, Satoh’u yenerek büyük bir prestij kazandı; böylece Satoh, bir daha uluslararası alanda yarışma cesaretini bulamadı.
Görünen o ki, Chalamet’in canlandırdığı Mauser, Reisman'ın gösteriş eğilimlerini ve oyun içindeki yaratıcı hareketlerini yansıtıyor. Reisman, oyun sırasında sık sık sıradışı vuruşlar yaparak seyirciyi daima etkilemeyi başarıyordu. Mesela, ping-pong masasında bir sigarayı dik tutarak topuna o kadar güçlü vuruyordu ki, sigara ikiye bölünüyordu. İşte bu tür yetenekleriyle gerçek bir efsane haline gelmişti. Şu anda "Marty Supreme" sinemalarda, bu etkileyici hikaye hem geçmişe hem de unutulmaz bir karaktere ışık tutuyor. Gerçekten de, masa tenisi dünyasında Reisman gibi bir figürün bıraktığı iz inkar edilemez. #martyreisman #masatenisi #martysupreme
Olayla ilgili resmi açıklama bekleniyor.

