0
🖼️ Resim

"Seçim: Beş evlat edinilen kardeşimle birlikte, sekiz çocuk arasındaki en büyük ben oldum. Büyükkardeş olmanın avantajları ve dezavantajları."

Kendimi bildim bileli sekiz kardeşin en büyüğü olmamın hem sorumlulukları hem de avantajları benim için hep bir hayat dersiydi. Beş üvey kardeşimle birlikte bu kalabalık aile, bana her zaman hareketli anlar yaşattı. Elbette, böyle büyük bir aile olmanın hem artıları hem de eksileri var. Gelişimim süresince kıtlık zihniyetiyle büyüdüm ama ailemdeki sevgi her şeye bedel. Şu an hatırladığım en net şey, insanların üzerimdeki bakışları. Marketlerde, siyah, Hispanik ve beyaz çocukların aynı kadına nasıl ait olduğuna dair pek çok meraklı bakışla karşılaşıyordum. Meraklı insanlar annemi durdurup "çok güzel bir aileniz var" demekten kendilerini alıkoyamıyorlardı; ama annem her seferinde açıklama yapmayı seçmiyordu. Bu da onun güçlü duruşunu gösteriyor. Kendi çocukları hakkında kimseye hesap vermemek, aslında önemli bir özgüvenin göstergesi. İlk başta üç kardeş olarak başlamıştık; annem, babam ve ben, tipik bir Amerikan mavi yakalı ailesi. Ama ebeveynlerim başka çocuklara bakmaya karar verince hayatımıza gerçekten büyük bir değişim geldi. Artık evimizde genellikle dört ila altı çocuk dolup taşıyordu. Yıllar içinde, beş üvey kardeşimizle toplam on kişilik dev bir aile haline geldik. Bütün bunlar benim kimliğimi şekillendirdi ama o zamanlar farkında değildim. Farklı olmaktan kaynaklanan o yabancılaşma duygusu, erken yaşta empati kazandırdı bana. Marketlerde diğerlerinin “güzel bir Amerikan ailesi” kalıbına uymadığımızı gördüm. Küçük kardeşlerim bu bakışları pek fark etmedi, ama ben biliyordum. O yargılayıcı gözler, özellikle iki yaşındaki üvey kız kardeşim yumurta paketini yere dökünce daha da belirginleşiyordu. O anlar benim için oldukça mütevazı derslerdi. O “farklı” hissetme durumu, insanlara karşı daha duyarlı olmamı sağladı. Ailelerin çocukları yanlarından ayrıldığında yaşadığı acıyı çoğu kişi hisseder. Annem de bu yorumlardan hiç hoşlanmazdı. Her yeni kardeş gidişinde kalbi parçalanırdı. Aşk, başkalarına yardım edebilmek için kalbimizi açık tutmayı gerektiriyor; acı vermesine rağmen. İşte burada, geniş bir ailede sorumluluk almak öne çıkıyordu. Çocuklar geldikten sonra, evin çalışanlarından biri haline gelmiştim. 11 yaşımda, 1 ve iki yaşındaki kardeşlerimin yatma saatinden ben sorumluydum. Büyüdükçe, bu deneyimler bana çok şey kattı ve çoğumuz iş dünyasında yer buluyoruz. Kıtlık zihniyeti, büyük bir ailede büyüyen biri için oldukça gerçek bir mesele. "Hızlı ol, yoksa boş kalırsın," zihniyetiyle büyüdüm ben. Hâlâ yemek masasında bir şeylerin bitmesinden korkuyorum. Ancak bu öğrendiğim zor dersler, beni dayanıklı kıldı. Genç yaşta ikinci el eşya ticaretiyle yeni bir düzen kurmaya başladım. Ebeveynlik sürecinde sürekli bir şeylerle karşılaştığım için, kalabalık ortam bana hiç de zor gelmedi. Dağınıklık ve gürültü? Bence bunlar sorun değil! Sonuçta, büyük bir ailede her zaman bir yere daha ihtiyaç duyarsınız; işte bu benim en sevdiğim şey. Kardeşlerim, eşlerim, yeğenlerim, akrabalarım ve dostlarım sürekli etraftalar. Samimi bir kargaşa var her zaman. Komşularımızdan birini ya da başka bir aileyi davet etmek istediğimde, annem hep aynı yanıtı veriyor: "Tabii ki! Yeterince sandalye buluruz." Bence, büyük bir ailenin en güzel yanıdır bu. #aile #birliktedahagüçlüyüz Olayla ilgili resmi açıklama bekleniyor.
"Seçim: Beş evlat edinilen kardeşimle birlikte, sekiz çocuk arasındaki en büyük ben oldum. Büyükkardeş olmanın avantajları ve dezavantajları."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!