0
🖼️ Resim

"Annemle birlikte Avrupa'da yaklaşık beş yüz mil yürüdüm; iki kez. Bu yolculuklar aramızdaki bağı kuvvetlendirdi."

Uluslararası seyahatler, annemle olan bağımı oldukça güçlendirdi. Cameron McKeon, annesinin İspanya'daki Camino de Santiago yolculuğunu tam dokuz kez yaptığını anlatıyor. Ben okuldan mezun olduktan sonra ilk kez onunla bu yola çıktım. Üzerinden zaman geçince, üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra bir kez daha birlikte yürüdük. İlk seyahatimizde hedef belirlemekle meşguldük, fakat ikinci buluşmamızda bağ kurma şansı bulduk. Yaz tatilleri genellikle plajlar ve turlar ile anılsa da annem için bu, uzun mesafeli yürüyüşler anlamına geliyor. Camino de Santiago, Fransa, Portekiz ve İspanya arasında uzanan, bazı bölümleri beş yüz milden fazla olan hac rotalarından oluşuyor ve o da bu yolu artık geleneksel bir tatil olarak görüyor. Yaz tatillerinde öğretmenlik yaparken bu yolculukları meydana geldirme fırsatı buldu. Annemi şaka yollu "Camino uzmanı" olarak adlandırmaya başladım; onun anılarını ölümsüzleştirmek için bir deniz kabuğu dövmesi bile yaptırdım. Yıllar içinde, her gün on altı kilometre yürümek ve belimde dokuz kilo ağırlığında bir çanta taşımak benim için hiç de eğlenceli değildi. Fakat yüksekokul mezuniyetim yaklaştıkça, annem yürüyüşe benimle gelmek isteyip istemediğini sordu. Bunun birkaç nedeni vardı. Birincisi, bu kadim yürüyüşün neden bu kadar övüldüğünü görmek istiyordum. İkincisi ise, kim İspanya’ya gitmeyi geri çevirir ki? İlk yürüyüşümüzde sadece hedefe ulaşmaya odaklanmıştım. Günlüğümdeki ilk kayıtta, "Bir kelimeyle, bunu 'cehennem' olarak tanımlarım" yazdım. Pyrenees Dağları’ndaki ilk günümde, aşırı sıcak altında ve ayaklarım sulanmış halde yürümeye devam ediyordum. Güzel manzaraların yanına; sangria ve patatas bravas gibi İspanyol lezzetlerini keşfettim. Pamplona’nın dar sokakları içinden geçerken, bir gün San Fermin Festivali’ne geri döneceğime dair kendime söz verdim. Annemle ilerlerken bazı sohbetlerimiz oldu, ama çoğu zaman öne geçip bir sonraki kasabaya hızla ulaşma isteğim vardı. Yürüyüşün sonlarına yaklaştıkça, minik şeylere; temiz çoraplara ve ev yapımı yemeğe duyduğum özlem daha da belirginleşti. Elbette, bu ilk yolculuk kusursuz değildi. Fakat dört yıl sonra, üniversite mezuniyetim yaklaşırken, annemi tekrar Camino’ya davet ettim. Haziran 2023’te, bu sefer güneybatı Fransa’nın güzel kırsalında yeni bir yola çıktık. Her akşam, konaklama yerimizde misafirperver ev sahipleri akşam yemeklerimizi hazırladı; kasabada beef bourguignon ve Gascony bölgesinde duck confit sundular. Annemle her sabah birlikte yürümeye başladık, onun üniversiteye dönme hayalleri hakkında konuştuk ve benim ablamla olan yetiştirilme tarzımı karşılaştırdık. Bazen o sabah saatleri geçerken, yürüyüşün geri kalanında birbirimizden ayrılmaya karar verdik. Bu sürecin içinde, günlerimizin nasıl benzer şekilde organize olduğunu fark ettim. İkimiz de sosyal etkileşimden hoşlanıyoruz ama ayni zamanda yalnız kalmak istiyoruz. Bu ortak anlayış, yürüyüşleri hem rahatlatıcı hem de anlamlı kıldı. İlk yürüyüşümde varışa ulaşmaya odaklanmıştım; bu sefer ise daha çok ruhsal bir deneyim yaşadım. Yürüyüşlerimizin ilişkimizi güçlendirdiği için minnettarım. Konu hakkında daha fazla bilgi paylaşılacak.
"Annemle birlikte Avrupa'da yaklaşık beş yüz mil yürüdüm; iki kez. Bu yolculuklar aramızdaki bağı kuvvetlendirdi."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!