0
🖼️ Resim

"Her yıl çocuklarımdan uzak, Japonya’ya tek başıma seyahat ediyorum; bu durum: bazen bencil görünebilir ama bana daha iyi bir ebeveyn olma fırsatı sunuyor."

Ashley Franzen, içe kapanık biri ve oldukça zengin, karmaşık bir iç dünyaya sahip. Yalnız seyahat etmenin keyfini çıkarıyor. Son iki yıldır, çocuklarını geride bırakıp Japonya’ya gidiyor. Bu yolculuklar, onun için bir ihtiyaç. Kısa kaçamaklar, ruhunu dinlendiriyor ve kendisiyle bağlantı kurmasına yardımcı oluyor. Japonya'nın sunduğu sessizlik, ona yeni bir dil öğrenme fırsatı da tanıyor. Franzen, her yıl çocuklarından uzaklaşarak bu ülkeye gitmekten büyük bir zevk alıyor. Bu coğrafi ve kültürel mesafe, ona kendi yaşam alanını yaratma imkanı tanıyor. Kendisiyle bir yolculuğa çıktığını düşünüyor, çocukların annesi olmaktan uzaklaşıyor. İçe dönük bir ebeveyn olarak bu seyahatler, onun sağlığı için oldukça önemli. Yurt dışında geçirdiği zaman, tamamen kendisine ait. Çocuklar okula gittiğinde bile, onun için tempolu bir gündem geçiyor. Alışveriş, yemek hazırlama ve iş hayatı sürekli aktif olmasını gerektiriyor. Ama başka bir kültürde vakit geçirmek, ona zihinsel bir dinlenme fırsatı veriyor. Geçen yıl, üç haftalık bir ayrılığın çocukları için fazla uzun olduğunu anladı. Bu yüzden iki haftalık seyahatler yapmayı daha uygun buldu. Franzen, çocuklarının babasının ona destek olduğunu ve ikisinin de ortak bir ebeveynlik anlayışıyla hareket ettiklerini belirtiyor. Şu ana kadar solo seyahatleri Japonya’ya oldu ve bu ülke ona büyük ölçüde ev gibi geliyor. Ülkenin düzeni, disiplinli yaşam tarzı ve temizliği, onun memleketi olan İsviçre’yi hatırlatıyor. Japonya’da duyduğu sessizlik, sosyal yaşamın doğal bir parçası gibi. Franzen, lüks otel konaklamaları yerine yerel kültürü keşfetmeyi tercih ediyor. Mahalleleri gezmeyi, farklı yerlerde vakit geçirmeyi seviyor. Japonca öğrenen Franzen, her etkileşimde dil becerilerini geliştirme fırsatını buluyor. Bu da onu yerel insanlarla, mekanlarla ve kültürle daha derin bir bağ kurmasına olanak tanıyor. Günlük yaşamdan çıkmanın öneminden bahsediyor. “Annelik” anlayışı, sürekli çocuklarla birlikte olmayı gerektiriyor, ama bu seyahatler onun için bir zorunluluk. Çocuklarını çok sevdiğini belirtse de, kendi kimliğinin de önemli olduğunu hatırlıyor. Seyahat tutkusunun asla kaybolmadığını ekliyor. Belki önümüzdeki bir veya iki yıl içinde çocukları da onunla Japonya’ya gelecek. Ama şu an için, bu yalnız seyahatler ona kendini bulma ve en iyi ebeveyn olma fırsatı sunuyor. #yalnızseyahat #kendizamanı #japonyadeneyimi Konu hakkında daha fazla bilgi paylaşılacak.
"Her yıl çocuklarımdan uzak, Japonya’ya tek başıma seyahat ediyorum; bu durum: bazen bencil görünebilir ama bana daha iyi bir ebeveyn olma fırsatı sunuyor."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!