0
🖼️ Resim

"20'li yaşlarımda McKinsey'den ayrılıp girişimciliği seçtim: Kurucu olmak, fazla analiz yapmamayı ve daha fazla konuşmayı öğretti."

Nathan Wangliao, genç yaşında McKinsey'den ayrılarak girişimcilik yolculuğuna atıldı. Bu süreçte bazı danışmanlık alışkanlıklarını geride bırakması gerektiğini fark etti. Artık girişimci bir CEO olarak risk almak ve hızlı kararlar vermek, ona daha çok keyif veriyor. Singapur merkezli yapay zeka girişimi Havana'nın kurucu ortağı olan Wangliao ile yaptığımız bu söyleşi, girişimcilik yolunda karşılaştığı zorlukları ve bunları nasıl aştığını anlatıyor. Üniversiteden mezun olur olmaz bir girişim başlatacak cesareti bulamadığını söylüyor. Bu nedenle, 2018'de McKinsey’ye katılmayı tercih etti. Orada üç yıl geçirdiğini ve farklı arka planlara sahip insanlarla tanışmanın, yeni fırsatları denemesi için cesaret verdiğini belirtiyor. İlginçtir ki, ilk yöneticisinin sağlık alanındaki sorunlar nedeniyle kariyerini değiştiren bir doktor olması, onun için ilham kaynağı olmuş. COVID-19 döneminde Singapur'a döndüğünde, McKinsey’nin uzaktan çalışma sistemine geçmesinin verimliliğini olumsuz etkilediğini gözlemledi. İnsan ilişkilerindeki azalma, ona yeni şeyler yaratma arzusu açısından cesaret vermiş. Fakat pandeminin getirdiği zorluklar, harekete geçmesini geciktirmiş. Görünen o ki, McKinsey'den ayrılmak ve girişimci olmak onun için kolay bir karar olmamış. 2021'de, 27 yaşında McKinsey'den ayrılan Wangliao, Singapur'da bir yapay zeka girişiminde çalışmaya başladı. Burada pazara giriş stratejilerine liderlik etti. Kendini, büyük bir ofisten yalnızca iki kişiyle çalıştığı bir ortak alana geçerken buldu. Bu yeni ortam ona oldukça korkutucu gelmiş. Ancak, başlangıçtaki endişelerinin yanında, beraberinde getirdiği yenilik ve fırsatları da göz ardı etmemek gerek. Wangliao, başarılı bir girişimin sağlam bir psikoloji yönetimi gerektirdiğini vurguluyor. McKinsey’deki en büyük kazancının, müşterilerle etkili bir iletişim kurmayı öğrenmek olduğunu belirtiyor. Girişimcilikte bu deneyim, üniversitelerle ilişkilerinde büyük avantaj sağlıyor. Ancak burada belki de en önemli noktayı şöyle ifade ediyor: Başarı, sadece iyi bir ürün veya yüksek satışlarla ilgili değil. Kendi psikolojik durumunu yönetmek, bu zor yolculukta hayati bir rol oynuyor. Araştırmaların belirsizliği içinde, karar vermek için her zaman yeterli veri olmayabilir. Girişimci ruhu, belirsoruda cesur adımlar atmayı gerektiriyor. Sonuçta, Wangliao'nun hikayesi, girişimciliğin sadece bilgi birikimi değil, aynı zamanda cesaret gerektiren bir yolculuk olduğunu gösteriyor. Psikolojik dayanıklılık, girişimcilerin en büyük zorluklarından biri ve bunun başarının anahtarı olduğu kesin. #girişimcilik dünyasında, her gün karşılaştığımız belirsizliklerle başa çıkmanın yollarını bulmalıyız. Wangliao'nun deneyimleri bu yolculukta hepimize ilham verebilir. Özellikle #makineöğrenimi ve #yapayzeka gibi konular etrafında dönen bu yeni dünyada, cesaretle hareket etmenin önemi bir kat daha artıyor. Olayla ilgili resmi açıklama bekleniyor.
"20'li yaşlarımda McKinsey'den ayrılıp girişimciliği seçtim: Kurucu olmak, fazla analiz yapmamayı ve daha fazla konuşmayı öğretti."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!