0
🖼️ Resim
Florida’da büyüdüm, New York’a taşındım: Burada yaşamak, ziyaretten farklı ama yine de hayal kırıklığına uğramadım.
Florida'nın güneyinde ve New York City'de geçirdiğim zaman, bir yeri ziyaret etmek ile onu ev olarak benimsemenin ne kadar farklı olduğunu anlamamda bana yardımcı oldu. Yıllar geçtikçe, hayallerdeki bu romantik yerlerin gerçekte ne olduğunu görmek bize birçok şey öğretti. New York'a taşındıktan sonra, daha önce hayran kaldığım o büyüleyici manzaraların yavaş yavaş kaybolduğunu hissetmeye başladım. Bu şehirdeki küçük kusurları sevmeyi öğreniyorum. Aynı zamanda, kendi memleketime karşıda yeni bir takdir duygusu gelişti bende.
Fort Lauderdale'de yaklaşık yirmi yıl geçirdim. Plajlar, palmiyeler ve o meşhur Publix'in sub sandviçleri, başkaları için birer tatil simgesi iken, benim için günlük yaşamımın vazgeçilmez bir parçasıydı. Yoksa bu yüzden, biraz macera arayışına girdim ve New York'a yöneldim mi? İlk kez 2016’da gittiğimde, birkaç ziyaret sonra burada bir gün yaşama hayali kurdum. Her ziyarette yeni yerler keşfettim. Otelimden çıkarken belirli bir planım olmadan yerel kahvecilere ya da gizli parklara dalmak, gerçekten eşsiz bir deneyimdi.
Florida’daki günlerim bazen sıradanlaşsa da, New York her zaman dinamik bir enerji ile karşıma çıktı. Bu nedenle Temmuz’da büyük bir karar alarak “Büyük Elma”ya taşındım. Diğer yirmili yaşlarındaki gençlerle birlikte yaşamak, kendimi anlamlı bir yerde bulmak istedim. Şehrin enerjisi ise gerçekten baş döndürücüydü. Ama en kısa sürede anladım ki, burada yaşamak, sadece turistik bir deneyimden çok daha fazlası.
Günler geçtikçe New York’ta hayatıma alıştım ama o hayali yerin gerçekleriyle karşılaştım. Turistken her şeyi özenle seçerken, şimdi yaşamak başka bir hız getiriyordu. Toplu taşıma oldukça kalabalık ve hızlı; bu da yaşamımı planlarken dikkate almam gereken bir şey oldu. Artık daha çabuk karar vermek zorundaydım. Gereğinden erken çıkmayı öğrenmek ve küçük aksaklıkların bile bütün günümü etkileyebileceğini kabullenmek durumundaydım. Üstüne, dışarı çıkınca cebimden çıkan "New York vergisi" olarak adlandırdığım en az otuz dolarlık harcama, gerçeklerle yüzleşmem için bir ders oldu.
Kötü havalarda market alışverişi yapmanın zorlukları, Florida’nın huzurunu ne kadar özlediğimi hatırlatıyor. New York’a dair hayal ettiğim o masalsı görüntü, şimdi yaşadığım gerçeklikle çelişiyor. ancak artık anlıyorum ki, ev dediğimiz yer, bir yerde kök salmaya başlayınca farklı bir boyut kazanıyor. Şehir, düşündüğüm kadar ışıltılı olmasa da, onu sevmeyi öğreniyorum. New York'un çekiciliğini hala görebiliyorum; ama artık o eski heyecanla değil. Turistlerin çocukluğumun plajlarına akın etmeleri gibi, buradaki insanlar da kendi umutlarını burada yansıtıyor.
Burada geçirdiğim altı ayın sonunda, günlük yaşamın sıradanlığı içinde şehri ev gibi hissetmeye başladım. Bir ekspres trene zamanında binmek, apartman yöneticimle selamlaşmak; artık bunlar benim rutinim oldu. Şimdi döndüğümde bu deneyimleri Fort Lauderdale’e de götürüyorum. İlk geri dönüşümde, gittiğim o plajlar artık başka bir cazibe taşımaya başladı. Kaçtığım sıcak hava, bir anlamda büyüleyici geldi. Birinin gözünden bakmak, daha önce göz ardı ettiğim detaylara dikkat etmemi sağladı.
Sonuç olarak, bir yer tanıdıkça bazen cazibesini kaybedebilir; ama bu, onu özel kılan gerçeği değiştirmiyor. Belki de hayal ettiğimiz şehirle gerçekleri asla örtüşmeyecek; ama bu gayet normal. New York’un kusurlarını kabullenirken, çekiciliğini yitirmediğini anlıyorum. #newyork #hayat #fortlauderdale

