0
🖼️ Resim
Yapay zeka, zekamızı geliştirmiyor; aksine, düşünme şeklimizi geriye doğru yönlendiriyor, diyor bir yenilik teorisyeni.
John Nosta, NostaLab'ın kurucusu, yapay zekanın insanları geriye dönük düşünmeye yönlendirdiğini söylüyor. Görünen o ki, bu teknoloji düşünmekten çok akıcılığı öne çıkarıyor. İnsan aklını karmaşık bir hale getiriyor, çünkü çalışanlar düşünmeden önce yanıtlar bulabiliyor. Nosta, hızın düşünceyi ele geçirmesi sonucunda, yapay zekanın sunduğu bu akıcı çıktının yargıları zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.
Yapay zeka genelde düşünceyi. harekete geçiren bir makine olarak algılansa da, Nosta bu büyük dil modellerinin insana özgü düşünme tarzından oldukça uzak olduğunu savunuyor. Kendisi bu durumu “anti-zeka” olarak tanımlıyor. Çünkü bu sistem insanların düşündüğü, öğrendiği veya anlam inşa ettiği yöntemlerin tam tersine çalışıyor. Nosta, “Yapay zeka insan bilişine aykırıdır,” diyor.
Nosta’nın ana iddialarından biri de yapay zekanın insan anlamında bir anlayışa sahip olmaması. İnsanlar bir nesne hakkında düşündüğünde onu mekân, zaman, bellek ve kültürle ilişkilendirir. lakin büyük dil modelleri, kelimeleri daha çok matematiksel nesneler gibi ele alıyor. İstatistiksel desenler peşinde koşarak, bağlantılar kurmaya çalışıyorlar. Nosta, “Bir elma olarak var olmaz. O, hiperboyutlu bir alanda bir vektör olarak mevcuttur,” şeklinde açıklıyor.
Yapay zekanın insan düşünce yapısını değiştirdiğini öne süren Nosta, insan bilişinin genellikle karmaşa, keşif ve güven gibi evrelerden geçtiğini ifade ederken, yapay zekanın bunu tersine çevirdiğini belirtiyor. “Yapay zeka ile yapıya önce ulaşıyoruz,” diyor. Bu durum, olası cevapların hızla kabul edilmesine yol açıyor ve insanların sorgulamak ya da tam olarak anlamak çabasını azaltıyor.
Asıl tehlike, yapay zekanın kullanıcıları geride bırakması değil. Nosta, insanların düşünmenin en değerli kısımlarını dışsallaştırma eğiliminde olmasından kaygı duyuyor. “Hatalar ve sürtünmeler, gözlemlere ulaşmamızı sağlıyor,” diyor. Bazı şirketler çalışanlarını yapay zeka ile yazım, analiz ve karar verme aşamalarında tamamen benimsemeye zorlamaya devam ediyor. Hız ve akıcılığın anlamın yerini aldığı endişesi bu noktada kendini gösteriyor.
Elbette, yapay zeka insan düşüncesini güçlendirebilir. lakin bu, bir kısayol haline geldiğinde, sessizce düşünmeyi zayıflatabilir. Nosta’nın belirttiğine göre, asıl tehlike daha akıllı makineler değil; insanların geriye doğru düşünmeyi öğrenmesidir.
Bu örnekler, yalnızca teorisyenlerle sınırlı değil. Oxford Üniversitesi Yayınları’nın bir araştırması, yapay zekanın öğrencileri daha hızlı ve akıcı hale getirdiğini lakin bağımsız düşünme yetilerini azalttığını ortaya koymuş. AI Enstitüsü tarafından yayımlanan bir diğer rapor da jeneratif yapay zekanın bir uzmanlık yanılsaması yarattığını öne sürüyor. Uluslararası Veri Merkezi Otoritesi’nin CEO’su Mehdi Paryavi, “Yanlış tasarlanmış yapay zeka kullanımı, sessiz bilişsel erozyona yol açıyor,” diyor. #yapayzeka #düşünce #nostalab
Konuyla ilgili gelişmeleri takip ediyoruz.

