0
🖼️ Resim
Saks Fifth Avenue'un sorunlarını öğrenmek için gittiğimde, bir süre sonra iflas başvurusunda bulundu.
Saks Fifth Avenue, bir zamanlar lüks alışverişin merkezi olan bu ikonik mağaza, geçtiğimiz Salı gecesi iflas başvurusunda bulunarak herkesi şaşırttı. Anlaşılan, iflas öncesi saatlerde dükkân bir hayli sessizdi ve çalışanlar, mağazanın geleceği konusunda belirsizlik içindeydi. Ben de o gün sabahı, Kendi deneyimlerimle dolu olan bu mekâna göz atmak istedim. Sonuç, merak ettiğim gibi değildi. Mağaza, beklediğim kadar canlı değildi, atmosfer oldukça ilgisiz ve çalışanlar da pek enerjik görünmüyordu. Duyduğuma göre, Saks’ın yenilik ve revizyon ihtiyacı var.
Kendi alışveriş hatıralarıma dönecek olursam, bu alışveriş merkezlerinde büyüdüm. Annemle beraber hastane ziyaretlerinden sonra Barney's’ı ziyaret eder, veya 6 numaralı metroya binmeden önce Bloomingdale’s’te dolaşırdık. Düğün ve mezuniyet elbiselerimi denediğim, anılar biriktirdiğim bu yerler, zamanla lüksün sembolü haline geldi. lakin, Saks benim için her zaman en özel olanıydı. Yüzyılı aşkın bir süredir, Saks Fifth Avenue Amerikalı lüks departman mağazasının simgesi olsa da, şu anki durumu pek umut verici görünmüyor.
İflas başvurusunun gelmesinin sebepleri arasında, zamanında yapılamayan ödemeler ve artan borç yükü yer alıyor. Görünen o ki, şirketin yüz milyonlarca dolarlık bir borcu var ve bu durum, kapanma ve işten çıkarmaların önünü açabilir. Ziyaretimde, çocukluğumdaki Saks'ın izlerinin silindiğini fark ettim. Vitrinler kararmış, yaratıcı bir dokunuş bekliyordu. İçeri girdiğimde beni karşılayan soğuk ve sert modern tasarım, geçmişteki sıcak atmosferi aramama neden oldu.
Mağazanın on katını dolaşırken, müşteri sayısının az olması kadar, satış görevlilerinin sayısının da fazla olduğunu gözlemledim. Özellikle güzellik bölümündeki bir satış görevlisinin ruj denemesi yapması kayda değerydi. Lüks markaların bulunduğu yerlerdeyse çok az müşteri vardı. #saks, iflas başvurusu ile beraber bu bölümdeki satışların kuvvetli olduğunu ifade etse de, anlaşılan o ki bu pek de gerçekçi değil.
Ocak ayı, alışveriş yapanlardan çok fazla yüksek beklentiler içinde olmadıkları bir dönem. lakin Saks'ın ayakkabı bölümü gibi ikonik yerler bile çok az müşteri çekti. Geçtiğimiz yılın verilerine göre, müşteri akışının 2025’e kadar yüzde dört oranında bir azalma yaşayacağı söylentiler arasında. Bence bu durum büyük bir revizyon gerektiriyor.
Saks’ın karşılaştığı problemlerden biri de tedarik zinciri sorunları. Birçok marka, ödemelerdeki gecikmeler yüzünden ürün göndermeyi durdurmak zorunda kaldı ve bu da satışları olumsuz etkiledi. Mağaza çalışanları, bahar ürünlerinin yavaş geldiğini söylese de, ben pek bir bahar havası hissetmedim. Sonuç olarak, Saks’ın geleceği belirsizliğini korurken, ben de eski o "mothership"e dönmeyi umuyorum. Yeniliklerle dolu bir Saks görmek, benim için gerçekten önemli.

