0
🖼️ Resim
"Çin’deki nüfus eksikliği daha da derinleşti, riskler de artıyor"
Çin, dört yıl üst üste nüfus kaybı yaşıyor. 2025’teki nüfusun bir milyar dört yüz beş milyona düşmesi bekleniyor; bu da yaklaşık üç buçuk milyonluk bir azalma demek. Düşen doğum oranları ve yaşlanan nüfus, hem ülkenin hem de küresel ekonominin geleceği için gerçekten endişe verici durumlar yaratıyor. Hükümetin sunduğu teşvikler, maalesef bu sorunu çözmeye yetmedi. Görünen o ki, dünya genelindeki demografik zorluklar da aynı şekilde sürüyor.
Son veriler, Çin'in doğum oranının tarihinin en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koyuyor. 1949'daki kuruluşundan bu yana, her bin kişiden yalnızca beşi dünyaya geliyor. Öte yandan, ölüm oranı da 8.04’e yükselmiş durumda. 2024 yılında doğan bebek sayısı dokuz milyonun üzerindeyken, 2025’te bu sayının yedi milyon dokuz yüz binlere düşmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler ise, doğum oranları düşmeye devam ederse ve göç de azalırsa, Çin’in nüfusunun 2100 yılına kadar altı yüz altmış üç milyona düşmesinin mümkün olduğunu öngörüyor. #çinnüfusu #demografi
Uzun vadede, nüfusun bu şekilde gerilemesi, Çin'in ekonomisi için büyük tehditler taşıyor. Küçülen iş gücü, konut gibi ürünlere ve hizmetlere olan talebin azalmasına neden olabilir. Emeklilik ve sağlık sistemlerinde de baskının artacağı düşünülüyor. Çalışma çağındaki nüfusun azalması, küresel ekonomi için zararlı etkiler yaratabilir. Çünkü dünya ekonomisi, uzun yıllardır Çin’in güçlü üretim kapasitesine ve ekonomik büyümesine bağımlı.
Geçtiğimiz yıl, Çin %5 büyüme kaydettiğini açıkladı. Resmi büyüme hedeflerini tutturmayı başardılar ama gençler arasında işsizlik hızla artıyor. Mülk değerlerinin düşmesi, tüketimi olumsuz etkiliyor. İnşaat, imalat ve gayrimenkul yatırımlarında da belirgin bir yavaşlama görülüyor. 2022 yılında, yıllar süren doğum oranı düşüşünün ardından ana karadaki nüfus, sekiz yüz elli bin kişi azalmıştı. Bu durum, 1960'ların başındaki kıtlıktan sonraki ilk rafine kayıp olarak kaydedildi.
Hükümet, bu duruma karşı önlemler almaya başladı. Bir çocuk politikası, on yıl önce iki çocuk alımına izin verecek şekilde sona erdi. Beş yıl önce ise artık üç çocuklu aileler de onaylandı. Son yıllarda, doğurganlığı artırmak için finansal teşvikler sağlansa da, doğum kontrol yöntemleri üzerinden yeni vergiler getirildi. Ancak, bu çabaların işe yaradığını gösteren bir veri yok. #çinekonomisi
Dünyada sadece Çin değil, birçok ülke de benzer demografik sorunlarla karşı karşıya. Yüksek gelirli ülkeler de dahil birçok yerde doğum oranları düşüş göstermekte. Birleşmiş Milletler’e göre, kadın başına iki nokta bir doğumun altında seyreden oranlar artık “global norm” haline geliyor. ABD, göçmen kabulü sayesinde daha olumlu nüfus tahminleri yapabiliyor, fakat bu durum diğer büyük ekonomilere göre daha az kaygı verici.
Haberin detayları araştırılmaya devam ediyor.

