0
🖼️ Resim

"Emeklilik için belirli bir rakama ulaşmam gerektiğini düşünüyordum, 58 yaşında işten çıkarılmak bu algımı değiştirdi."

İşten çıkarmak gerçekten de insanı derinden etkileyebilir. Benim için, 58 yaşında işten çıkarılması, emeklilik kavramına dair düşüncelerimi baştan aşağı sorgulamama yol açtı. Gözlemlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim; emeklilikte belirli bir "büyülü rakam" peşinde koşmak, aslında benim gibi insanların, hiç sevmediği bir işte kalmasına neden oluyor. Bu zorlu süreçte, tasarruf hedeflerinden çok, nakit akışını yönetmenin daha kıymetli olduğunu gördüm. Geçen kasımda işten çıkarıldığımda, şirketimin çalışan sahipliği planında yani ESOP'ta, epey bir birikimim vardı. İki yıl daha sabredip, geleneksel iş hayatından ayrılabileceğimi düşünmüştüm. Ancak bu süreçte, 58 yaşımda işten çıkarılmak, emekliliğin nasıl olması gerektiğini sert bir biçimde gözden geçirmeme sebep oldu. O "10 kat maaşım" kuralı, benim için sıradan bir yanılsamadan başka bir şey değildi. Aslında, doğam gereği hep güvenli yolu seçme eğilimindeyim. Bununla beraber, bu içgüdüm uzun vadede bana uygun bir işte kalmamı sağladı. Yaratıcı alanlara geçiş yapmadan önce bir finansal güvence oluşturmam gerektiğini düşündüm. Ancak işimi kaybetmem, beklediğim o "mükemmel an" için geçerli olan tüm mazeretlerimi de ortadan kaldırdı. Kendimi toparladıkça, girişimci ruhumun farkına varmaya başladım; kendi işimi kurmuş ve bir sürü yan projeye de girişmiştim. Aslında, klasik emeklilik kavramını hiç tam olarak düşünmemiştim. Yazarlık ise her zaman benim uzun yolculuğumda yer aldı. Bunun yanı sıra, acil durum çalışanları, tükenmiş sağlık profesyonelleri gibi bireylerin bir araya gelip topluluk içinde iyileşmelerine olanak sağlayacak bir. alan yaratmak da önceliklerim arasında yer alıyordu. İşten çıkarılmam, artık göz ardı edemeyeceğim bir gerçeği hızlandırdı: Zaman, asla pazarlık edilemeyecek bir değer. Emekliliği rahat bir şekilde geçirmek, belirli bir sayıya ulaşmaktan çok daha fazla nakit akışını doğru anlamakla ilgili. Bunu gördükten sonra, emeklilik bağlamında evrensel bir sayı fikrinin aslında başa bela bir efsane olduğunu kabul ettim. Finansal planlama uzmanları, yaşam tarzı, yaşadığınız bölge, sağlık durumunuza bağlı olarak ihtiyaçların çok değişebileceğini belirtiyor. Bu yüzden kendi yaşam giderlerimizi iyi tahlil etmek, mali durumumuzu anlamak gerekiyor. Bu edindiğim bilgiler sayesinde, artık gelecekteki tasarruf hedeflerine odaklanmaktan çok, her ay kaç paraya ihtiyacım olduğunu hesaplamaya yöneldim. Geleneksel bir gelirin önemi büyük ama Sosyal Güvenlik, mevcut emeklilik hesaplarım, kira gelirleri ve yan işlerin sağladığı katkıları göz önünde bulundurmak da şart. Harcama alışkanlıklarımı net bir şekilde gözden geçirip, düzenli bir maaşın yerini alacak bir plan yapmam gerektiğini anladım. Emeklilik fonlarına 59 buçuk yaşından önce erişmek isteyenler için bazı seçenekler mevcut. Örneğin, mevcut bir emeklilik fonundan düzenli bir çekim yapmak bu konuda işe yarayabilir. Eğer 55 yaşınızı doldurmuşsanız, işten çıkarıldığınız şirketteki 401(k) fonlarına ceza olmadan erişme hakkınız var. Her durumda en iyisi, bir vergi danışmanı ya da mali danışmanla görüşmek olur. Kısacası, emeklilik için erken tasarruf yapmanın ve düzenli olarak katkıda bulunmanın her zaman yeterli olduğu düşüncesi, sadece bir kısmıydı hikayenin. #emeklilik #finansalplanlama
"Emeklilik için belirli bir rakama ulaşmam gerektiğini düşünüyordum, 58 yaşında işten çıkarılmak bu algımı değiştirdi."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!