0
🖼️ Resim

"40 yaşında yalnızlıktan kaçmak için yurt dışına taşındım; eve dönmenin zorluğunu hiç beklemiyordum."

Deidre Donnelly, kırk yaşına girdiğinde evlenmemiş olursa yurt dışına gitmeye karar verdi. Bunun için Vietnam’da bir iş buldu ve üniversite yıllarındaki gibi sosyal bir hayat yaşamaya başladı. Yedi yıl geçti ama Donnelly, iki ev arasında kalmış bir durumda, geleceği hakkında hâlâ kafası karışık. Kendisi, Güney Afrika'nın Cape Town şehrinde yalnız yaşıyordu. Arkadaşları düğünler yaparken o, hâlâ bir partner ve çocuk sahibi olmayı bekliyordu. Ailesinin başka bir yerde yaşıyor olması, yazarlık işinin azalması ve yaşının ilerlemesiyle kendisini kaybolmuş hissetmeye başladı. Sonunda, özgürlüğüyle beraber, kaybedecek bir şeyi olmadan Vietnam’a yola çıktı. Bir tek yön biletiyle, adını bile duymadığı bir şehre doğru yola koyuldu. Ancak oraya ayak bastığında, karşısında çıkan yoğun nem, kalabalık ve trafik onu gerçekten zorladı. Haiphong, çoğunlukla yabancıların olmadığı bir sanayi şehriydi. Yerel halkın neredeyse hiçbiri İngilizce bilmiyordu. Başlangıçta zor anlar yaşadı; taksi şoförleri, satıcılar derken gerginlikler yaşadı. Ama zamanla hayatı renklenmeye başladı, yeni arkadaşlar edindi ve yeni bir dil öğrenerek gençlerle çocuklarla bağlantı kurdu. COVID-19 pandemisi patlak verdiğinde, pek çok genç iş arkadaşı ülkelerine dönerken o, burada kalmayı tercih etti. Sınırlar açıldığında, neredeyse her yeri gezmiş, birçok dostluk kurmuş ve yüzlerce öğrenciye ders vermişti. Şehrin sert doğasına alıştı, kendini burada daha iyi hissetmeye başladı. Şimdi gitmek düşüncesi ona zor geliyordu. Zaman geçtikçe yalnızlık hissi azalmaya başladı; çevresinde yalnız olan birçok expat dostu vardı. Bir kitap kulübü ve gastronomi grubu kurarak yerel halkla güçlü bağlar oluşturdu. Evlenmemiş ve çocuğu olmayan bir kadın olmasına rağmen, "Öğretmen Dee" kimliğiyle bu durumu kabullendi. Çocukların neşesi, ona yeni bir anlam katmıştı; mahalledeki çocuklar ona selam veriyor, dükkânlardaki ebeveynler çocuklarını onunla İngilizce konuşmaya teşvik ediyordu. Ama ev özlemi kaçınılmazdı. İlk başlarda, yeni hayatını ikiz kardeşiyle paylaşarak sabretmeye çalışırken, şimdi benzer hisler taşıyan Güney Afrikalı dostlarıyla bağlantı kuruyordu. Vietnam, ona hem öğretmenlik deneyimi kazandırdı hem de sosyal hayatını geliştirip maddi stresini azalttı. Yedi yılın ardından, geri dönme düşüncesi de aklında daha sık dolaşmaya başladı. Ailesi ve arkadaşları "Ne zaman döneceksin?" diye sürekli soruyordu. Bu soru, 50 yaşına yaklaşırken daha da belirgin bir hal almaya başladı. Ev artık tek bir yer değil, iki yer oldu. Cape Town'da eşyalarını depolarken, Haiphong'da dolup taşan iki valize sığmayacak kadar eşya biriktirdi. Bir tarafta Cape Town'un doğası ve alışkanlığı, diğer yanda Vietnam’ın sunduğu özgürlük ve güvenlik arasında bir ikilem yaşıyordu. Kapıların kapanacağı düşüncesi aklını kurcalıyor. Kısacası, dönmekle kalmak arasında bir denge bulmaya çalışıyor; aklında ve kalbinde iki kıta arasında gidip geliyor. #vietnam #hayat #güneyafrika #yalnızlık Gelişmeler yakından izleniyor.
"40 yaşında yalnızlıktan kaçmak için yurt dışına taşındım; eve dönmenin zorluğunu hiç beklemiyordum."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!