0
🖼️ Resim

"Yeni Nesil Gen Z'nin En Popüler Mekanı: Mahalledeki Bar"

Clara Greenstein, 28 yaşında, New York’un Queens bölgesinde yaşıyor. Haftanın birkaç gecesi, yerel barı The Seneca’da takılıyor. Bu mekanın güzel yanı, lezzetli burgerler ve içecekler sunması. Ama en dikkat çekici yeri belki de havalı bilardo masası. Clara, iki yıl kadar önce katıldığı bir turnuvadan sonra bu etkinliği düzenleme görevi almış. “Her hafta bir bedava hamburger alıyorum,” diyor. Arkadaşlarıyla ofis saatleri yapmanın fırsatını bulmuş burada. İş çıkışı, plansız bir şekilde barın yolunu tutuyor. “1995’teymiş gibi barın köşesinde oturuyorum,” ifadesiyle günlük yaşamın rutininden sıyrıldığını ifade ediyor. “Oraya gittiğimde, tanıdık bir yüz görmediğim tek bir an bile olmadı.” Son zamanlarda, bazı Amerikalı gençler gösterişli yemeklerden uzaklaşıyorlar. Onlar da, Instagram ve TikTok'ta yer bulamayan daha samimi mekanlara yönelmeye başladılar. Samimi bir atmosferin olduğu, düzenli müşterilere anlama sağlamak üzerine kurulu yerler, giderek popülerleşiyor. X sosyal medya platformunda bir kullanıcı ise, sürekli gittiği kafenin hayatında büyük bir değişim yarattığını sözlerine ekleyerek “regularmaxxing” yani düzenli müşteri olma terimini kullanıyor. Teknoloji firmaları da bu düzenlilik arzusunu görüp hareket ediyor. Restoran rezervasyon uygulaması Resy’nin kurucu ortağı Ben Leventhal, “Restoranlar ve misafirler arasındaki bağ, teknolojik çağda zayıfladı,” diyor. 2022’de piyasaya sürülen Blackbird uygulaması, bazı ABD şehirlerinde restoranlar için sadakat ödüllerine yoğunlaşıyor. Leventhal, “Restoranlar düzenli misafirlerini seviyor, misafirler de düzenli olmayı tercih ediyor,” diye ekliyor. OpenTable verileri, Amerikalıların yarısından fazlasının kendini yerel bir restoranda düzenli giden biri olarak tanımladığını ortaya koyuyor. Her ay üç veya dört kere gidiyorlar ve çalışanlar genellikle onların isimlerini biliyor. Ancak Z kuşağının bu konuda biraz daha mesafeli olduğu görülüyor. Dışarıda yeni mekan açılınca heyecan artıyor ama bu nedenle de hızlı kapanmalar yaşanabiliyor. Restoranlar, dolu masalar için çevrimiçi rezervasyon platformlarına yöneliyorlar. 2025 yılına dair bir rapor, hızlı servis, hızlı casual ve kafe türü işletmelerin çoğunun sadakat programlarına sahip olacağını belirtiyor. Yüzde yirmisi ince yemek sunan mekanlar ve yüzde kırk biri casual oturma alanı sunuyor. Bu sistemlerin müşteri trafiğini artırdığı ifade ediliyor. 2010'lu yıllarda, büyük zincirler uygulamalar üzerinden sadakat programlarını geliştirmişler; örneğin Starbucks, bedava içecek kazanma gibi avantajlar sunmuş. Ama bu programlar bazen müşteri verilerini toplarken, etkileşimi de olumsuz etkileyebiliyor. Artık teknoloji şirketleri sadece büyük zincir restoranlarına değil, düzenli gidenlere de fırsatlar sunmak istiyor. Dorsia uygulaması, kullanıcılarına prestijli restoranlarda masa rezervasyonu imkanı tanıyor. Diğer yandan Blackbird uygulaması, restoranlarla ilişkileri daha da güçlü kılan kripto tabanlı ödül sistemleri sunuyor. Leventhal, “Sadakat ödüllerine odaklanıyoruz, insanların sevdikleri mekanlara bağlı kalmalarını sağlamak istiyoruz,” şeklinde açıklamada bulunuyor. Bu dönemde, pek çok genç insan hayatın sıradan anlarını toparlayarak, düzenli bir yer edinmeye çalışıyor. Payton Tysinger, Boston’a taşındıktan sonra sürekli gittiği kafe ve fırınlarla bir topluluk oluşturmaya özen gösteriyor. “Bu, dijital olmayan, analojik bir canlanma sırası. Gerçek yaşamdaki deneyimlere odaklanıyoruz,” diyor. Sonuç olarak, gençler artık daha sıcak ve tanıdık mekanlarda zaman geçirmeyi tercih ediyor. #regularmaxxing #sadakatprogramları #yemek deneyimi Gelişmeler yakından izleniyor.
"Yeni Nesil Gen Z'nin En Popüler Mekanı: Mahalledeki Bar"

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!