0
🖼️ Resim
Minneapolis'teki ICE saldırıları, CEO'ları siyasete geri dönmeye zorladı; bazıları daha açık sözlü.
Son günlerde Minnesota'da federal yetkililerin yol açtığı iki ölüm, sokakları protestolarla doldurdu. Özellikle ICE ajanlarıyla ilgili olaylar, bazı üst düzey yöneticilerin seslerini yükseltmesine sebep oldu. Bu durum, uzun zamandır siyasetten uzak kalan CEO'ların tekrar siyasi arenaya adım atmalarını sağlıyor. Görünen o ki, bazı yöneticiler dillerini biraz daha nazik tutmaya çalışırken, diğerleri sert ifadeler kullanmayı tercih ediyor.
Bu açıklamalar, mevcut başkanın muhaliflerine karşı tavrından dolayı birçok risk taşıyor. Minneapolis merkezli büyük firmalardan, örneğin UnitedHealth, 3M ve General Mills, son günlerde gerilimi azaltma çağrısı yaptı. Ancak dikkat çeken bir durum var; bu açık mektupta ne Trump’ın ismi geçiyor, ne de cinayet kurbanları Alex Pretti ve Renee Good ile ilgili bir şey söyleniyor. Bu, CEO'ların daha temkinli bir yaklaşım benimsediğinin bir göstergesi.
Yeni atanacak Target CEO'sunun, çalışanlarına gönderdiği video mesajda yerel toplulukta yaşanan şiddeti "inanılmaz derecede acı verici" olarak tanımlaması da dikkat çekti. Ama Trump ya da ICE ile ilgili doğrudan bir şey söylemedi. Bu da politikalar karşısındaki çekimserliğini ortaya koyuyor. Öte yandan bazı teknoloji liderleri, sosyal medya üzerinden Trump yönetimini ve ICE'ı sert bir dille eleştiriyor. "Katiller", "rezil" gibi ifadelerle, bir anlamda toplumun nabzını tutuyorlar.
Diğer yandan, CEO'ların bu tür açıklamalar yapmasının toplumdan gelen baskılarla doğrudan ilişkili olduğu söylenebilir. Yale Yönetim Okulu’ndan Jeffrey Sonnenfeld, "CEO’lar toplumsal baskıyı hissediyor" diyor. Tepki gösteren CEO'ların geçmişte karşılaştığı olumsuz sonuçlar da göz önünde bulundurulmalı. Örneğin, Trump’ın ExxonMobil’in Venezuela'daki faaliyetlerini engellemeyi düşündüğünü söylemesi bu kaygıların ne kadar gerçek olduğunu gösteriyor.
Fakat bazı yöneticiler, seslerini yükseltmekte karar kılmış. Örneğin, oyuncak üreticisi Radio Flyer’ın CEO’su Robert Pasin, Minneapolis’teki olayları kınayan bir ifade etti. CEO’ların toplumsal dayanışma gösterme isteği, bir iş stratejisi değil, ahlaki bir gereklilik olarak öne çıkıyor. "İnsanlar evlerinden çıkmaktan korkarken iş yapmak da zorlaşıyor" cümlesi, toplumsal duyarlılığı gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, bazı CEO’ların sessiz kalmayı seçmesi, kısa vadeli hissedar baskısının bir yansıması olabilir. Ancak Berman’ın dediği gibi, "Uzun vadede tüm paydaşlar için riskler var." Bu durumu göz önüne alarak, iş dünyası liderlerinin daha cesur adımlar atmaları gerektiği açık. Zira, demokrasinin sağlıklı işlemesi için toplumun nabzını tutmak ve adaletin sağlanmasına katkı sağlamak iş dünyasının sorumluluğu olmalı. #minnesota #protesto #ceolar

