0
🖼️ Resim
"1 Şubat'tan İtibaren ICE'ye Karşı Yeni Bir Büyük Teknoloji Boykotu: 'Abonelikten Çık' ve 'Çıkış Yap' İfadeleri"
Minneapolis'te, 31 Ocak'ta binlerce kişi, Göçmenlik ve Gümrük İdaresi'ne (ICE) karşı eylem yaptı. Ama bu ulusal grev, bazı küçük işletmeler için zor bir döneme işaret etti. ünlü pazarlama profesörü Scott Galloway, aslında büyük teknoloji şirketleri ve yapay zekaya yönelik bir boykotun, bu tür grevlerden daha etkili olabileceğine inanıyor. Şubat ayında Amerikalılara “abonelikten çıkma” çağrısında bulundu.
Ekonomik boykotların, geçmişten bu yana etkili bir protesto aracı olduğu biliniyor. Fakat genellikle bu eylemler en fazla küçük işletmeleri etkiliyor, ve Cuma günü gerçekleşen grevde de bu durum ortaya çıktı. Birçok küçük işletme sahibi, katılmanın getirdiği gelir kaybını göze almak zorunda kaldı. Sosyal medya üzerinden dayanışma mesajları paylaşırken, bir yandan da açık kalmak zorunda oldukları için özür dilediler. Galloway’a göre ise alternatif bir yol mevcut; o da, genel bir kapalı kalma durumunu değil, Amerikalıların belirli büyük teknoloji şirketlerinden hizmetleri iptal etmelerini öneriyor.
Galloway, 1 Şubat itibarıyla başlayacak bu boykotun bir ay sürmesine ve piyasalarda mühim değişiklikler yaratacağına dair öngörülerde bulundu. Bu değişimlerin, Donald Trump’ın dikkatini çekecek büyük şirket CEO’larını nasıl etkileyeceğini vurguladı. “Kısa süreli bir duraksama rahatsız edici olabilir. bununla birlikte bir ay sürerse, korkutucu sonuçlar doğurabilir,” diyerek, bu eylemin uzun vadeli etkileri üzerinde durdu.
Ayrıca, teknoloji CEO’larının, Trump’ın ikinci döneminde onun yanında durmaya çalıştığı biliniyor. Birçok büyük teknoloji liderinin, Trump’ın yemin törenine bağışta bulunduğu da bir gerçek. Eylül ayında, OpenAI CEO’su Sam Altman ile Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Beyaz Saray’daki bir akşam yemeğinde Trump’a övgüler yağdırdılar. Galloway, bu liderlerin ekonomik ajandan en çok destek alan kişiler olduğunu söylerken, küçük tüketici davranışlarının bile büyük etkiler yaratabileceğini ekliyor.
Protestolara gelecek olursak, son aylarda çok büyük yankılar oluşturdu. Minneapolis'te ICE’ın ve Sınır Devriyesi’nin uygulamalarına karşı düzenlenen gösteriler hızla yayıldı. Ocak ayında, federal göçmenlik ajanları tarafından yaşandırilen cinayetlerin ardından, gerilim ciddi şekilde tırmandı. Protestocuların sosyal medyada paylaştığı videolar, hükümetin durumu farklı göstermesini zorlaştırdı. Fakat bu protestolar ve boykotlar, şu ana kadar Trump yönetiminin göçmenlik politikalarında belirgin bir değişikliğe neden olmuş değil. İçişleri Bakanlığı, mühim bir Sınır Devriyesi yetkilisini görevden alırken, ICE’ın vekaleten atanan direktörü ise yetkililerin arama yapma yetkilerini artırdı.
Sonuçta, Galloway, gerçek değişimlerin siyasi partilerden değil, doğrudan Amerikan halkından geleceğine inanıyor. Ekonomik kayıpların, protestolara göre çok daha etkili olabileceğini vurguluyor. “Sokaklara çıkmak ve topluluk oluşturmak mühim. bununla birlikte kapitalist bir toplumda en radikal eylem, yürümek değil, harcama yapmamaktır,” diyerek, toplumsal değişim için ekonomik eylemlerin önemini bir kez daha hatırlatıyor. #minneapolis #ıce #protesto
Gelişmeler yakından izleniyor.

