0
🖼️ Resim

"Kolej hayatını geride bırakan kardeşlerin, multimilyon dolarlık pickleball imparatorluğuna: giden yoldaki iki sırra dair ilham verici başarı hikayesi"

Selkirk Sport, 2014'te kuruldu. Kurucu kardeşler Rob ve Mike Barnes ise premium piqueleball raketleri üreterek spor dünyasında kendine sağlam bir yer edindiler. Bugün Selkirk, iki yüzden fazla çalışanı var. 2026'da gelir hedefleri ise yüz milyon dolara kadar çıkmayı öngörüyor. Barnes kardeşler, iş dünyasında benimsenen "en iyi uygulamalar" fikrine karşılar ve dış kaynak kullanımını da asla tercih etmiyorlar. Mike ve Rob, genç yaşlarda, on dokuz ve yirmi iki yaşlarındayken Selkirk’i kurdular. O zamanlar pickleball, çoğunlukla yaşlıların oynadığı bir niş spor olarak algılanıyordu. Bu durum, yatırımcı bulmalarını zorlaştırdı. Ancak bu tutum, onlara motivasyon oldu. Kardeşler, raketlerini alarak bu sporu daha genç bir kitleye ulaştıracak potansiyeli keşfettiler. Rob, Coeur d'Alene, Idaho'daki merkezde, "Bu sporu bir saatte öğretebilirsiniz. İnsanlar eğleniyor! Tenis gibi bir oyunda ustalaşmak için ise epey zaman harcamanız gerek," dedi. Selkirk, aile şirketi kimliğiyle dikkat çekiyor. Küçük kardeşleri Tom, askeri kariyerinin ardından onlara katıldı. İlk işlerine hava yumuşak mermileri satışı yaparak başlamışlardı. Ebeveynleri onlara geleneksel eğitim olanakları sunsa da, onlar kendi yollarını seçtiler. Rob, "Bize, 'Yüksek öğrenim görebilirsiniz ya da işinizi büyütebilirsiniz,' dediler, biz de ikinciyi tercih ettik," diye anımsıyor. Bu seçim, Selkirk'i lider bir marka haline getiren stratejilerden biri. Barnes kardeşlerin iş yapma biçimi, alışılmışın dışında. Mike, "En iyi uygulamalar" kavramının şirkette olumsuz bir anlam taşıdığını ifade ediyor. "Bir şeyin 'en iyi' olduğunu ispatlamazsanız, bu söylemi dikkate almak zorundayız," diyor. Kendilerine uygun stratejiler geliştiriyorlar, endüstrinin normlarına bağlı kalmak yerine kendi hedeflerine odaklanıyorlar. Rob, "Büyük bir işi, başkalarının yaptıklarını tamamen taklit ederek kuramazsınız," diyor. Ayrıca, Selkirk, iş süreçlerinde dış kaynak kullanmadan mümkün olduğunca kaçınmaya da özen gösteriyor. Mike, "Eğer müşteri için değer yaratıyorsa, bunu iç kaynaklarla yapıyoruz," diyor. Pek çok rakip, araştırma ve geliştirme süreçlerini dışarıda yürütmeyi seçiyor, fakat Selkirk’in tek özel spor bilimleri laboratuvarı var. Bu, kendilerine büyük bir avantaj sağlıyor. Kardeşler, hatalar yapmanın önemini vurguluyor. Rob, "Sürekli bir şeyler kırmıyorsanız, hiçbir şey yapmıyorsunuz demektir," diyerek bu mindsetin onlar için değerini belirtiyor. Sonuç olarak Selkirk Sport, yenilikçi ve özgün bir iş yapma anlayışı sergiliyor. Toplumun spor kültüründe önemli bir yere çıkma yolculuklarına devam ediyorlar. Bu yaklaşımın getirdiği başarı ise diğer girişimciler için ilham kaynağı olabiliyor. Kardeşler, pek çok engeli aşarak kendi benzersiz yolculuklarına devam edenleri cesaretlendirmeye devam ediyor. #selkirksport #pickleball #inovasyon
"Kolej hayatını geride bırakan kardeşlerin, multimilyon dolarlık pickleball imparatorluğuna: giden yoldaki iki sırra dair ilham verici başarı hikayesi"

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!