0
🖼️ Resim

"Amerika, sosyal medya kullanımını çocuklar için giderek daha fazla kısıtlıyor. Bu durum çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğuruyor."

Sonbaharda, henüz on sekiz yaşını doldurmayan gençler Instagram'a girdiklerinde biraz farklı bir deneyimle karşılaşıyor. Meta, bu gençlerin "yaşa uygun olmayan içerik" paylaşan hesapları takip etmesini engelledi. Yani, alkol veya şiddet gibi terimlerin aramada görünmesine izin verilmiyor. Eğer gençler bu otomatik korumalardan kurtulmak istiyorlarsa, ebeveynlerinin bağlı hesapları üzerinden izin alması gerekiyor. Anlaşılan, bu uygulama ebeveynlere çocuklarının hesapları üzerinde daha fazla denetim sağlamak için genişletilmiş. Sosyal medyaya ve ekran süresine dair artan eleştiriler karşısında Meta, ebeveynlerin endişelerini dindirmek ve gençlerin platformda kalmasını sağlamak için bazı adımlar atıyor. Dünya genelinde, hükümetler gençlerin internet erişimini düzenlemek amacıyla bir şeyler yapıyorlar. Örneğin, Avustralya, on altı yaşından küçüklerin büyük sosyal medya platformlarına katılmasını yasakladı. Danimarka da, on beş yaş altı çocuklar için benzer kısıtlamaları kabul etti. Hatta Fransız yasama organı da ocakta benzer bir düzenlemeyi ilerletmek için oy kullandı. Florida, Virginia ve Nebraska gibi bazı eyaletler ise sosyal medya erişimini nasıl yönetmeleri gerektiğine dair farklı yasalar geliştirmekte. Geçtiğimiz Aralık ayında, federal yasa yapıcılar, internet kullanıcılarını koruma amacıyla hazırlanan ve 230. Madde’yi kaldırmayı öneren bir tasarı üzerinde görüştüler. Uzmanlar, son dört yıl içinde, gençlerin çevrimiçi güvenliği için düşünülen "Kids Online Safety Act" (KOSA) ile yaş doğrulama protokollerinin uygulanmasını gündeme getirdi. Son dönemlerde sosyal medya kullanımında gençlerin etkisi oldukça belirgin hale geldi. Gençler, platformların sadece eğlenceden ibaret olmadığını, aynı zamanda önemli bir bilgi ve iletişim kaynağı olduğunu gösteriyor. Örneğin, Greta Thunberg on beş yaşında iken iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için sosyal medya üzerinden harekete geçmişti. Benzer biçimde, gençler sosyal medya platformlarında sadece içerik paylaşımında bulunmakla kalmayıp, arkadaşlarıyla özel iletişim kurmanın da yeni yollarını keşfetmiş durumdalar. Eğer KOSA kabul edilirse, on yedi yaş altındaki bireyler için katı gizlilik ve güvenlik ayarları uygulanacak. Ve sınırsız kaydırma, otomatik oynatma gibi özellikler de kaldırılacak. Yasa tasarısının savunucuları yaş doğrulama gerekliliğinin olmadığını belirtse de, bazıları bu durumun geniş çaplı sansüre yol açabileceğini savunuyor. Farklı kesimlerden gelen muhalefet görüşleri, gençlerin ifade özgürlüğü açısından kaygılar doğuruyor. Gençlerin ifade özgürlüğü, yasal düzenlemelerin genellikle göz ardı ettiği bir konu. ACLU'den Cody Venzke, gençlerin de yetişkinler gibi Anayasa ile korunmuş haklara sahip olduğunu vurguluyor. Ancak unutulmamalı ki geçmişteki mahkeme kararları hep bu görüşü desteklememiştir. Sosyal medya kısıtlamaları, gençlerin bu platformlardaki deneyimlerini ve medyaya yönelik okuryazarlık geliştirmelerini olumsuz etkileyebilir. Gençlerin internet kullanımı, sosyal bağları güçlendirmeye ve bilgi elde etmeye yardımcı oluyor. Tüm bunlara rağmen, gençler sosyal medya platformlarının olumsuz etkilerine rağmen hayatlarında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyor. Pew Araştırma Merkezi'nin verilerine göre, gençlerin çoğu sosyal medyanın arkadaşlık ilişkilerine olumlu katkı sağladığını söylüyor. Dolayısıyla, gençlerin bu platformlardan uzak tutulması yerine, daha sağlıklı bir medya deneyimi yaratmak için çabaların artırılması gerektiği anlaşılıyor. #çocukerişimi #sosyalmedya #gençlikaktivizmi
"Amerika, sosyal medya kullanımını çocuklar için giderek daha fazla kısıtlıyor. Bu durum çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğuruyor."

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!