0
🖼️ Resim

Kuzey Amerika'da birçok yer gezdim ama sadece: bir yer var ki oraya hemen yerleşirim.

Montreal, sürekli hayallerimin şehirlerinden biri. Seyahat ettiğim yerler arasında, buraya ayak basar basmaz aşık oldum. Şehrin zengin gastronomisi beni etkisi altına aldı. Poutine'den uluslararası lezzetlere kadar birçok seçenek sunuyor. Ulaşımın kolay olması ve burada kendimi evimde gibi hissetmem, buranın cazibesini artıran unsurlar. Ancak vize kuralları nedeniyle burada yaşamak, benim için zor bir durum haline geliyor. Amerika, Orta Amerika ve Avrupa'da uzun yıllar geçiren biri olarak, çok az şehir bana bu kadar alçakgönüllü hissettiriyor. Yolculuğum sona erdiğinde, Montreal'e duyduğum derin hayranlığı sorguladım. Hatta ayrılmadan önce kiralık fiyatlarına baktım; burada ne kadar kalabilirim diye araştırdım. Montreal, sanki bana ait gibi hissettiriyor. Montreal'in gece hayatı, beni en çok etkileyen şeylerden biri oldu. Gece olunca, şehirdeki enerji adeta tavan yapıyor ve yerel halkın parti yapma şekline hayran kalmamak elde değil. Bir kadın gezgin olarak, bar sahipleri ve diğer misafirlerle sohbet etmekten keyif aldım. Eski şehirdeki Pub Saint Pierre ve Barrelmans Bar, benim için ilk duraklardı. El yapımı kokteyller ve harika tapas burada beni büyüledi. Özellikle sarımsaklı tereyağı ve keçi peyniriyle hazırlanan patates mille-feuille'i hala aklımda; menüde görürseniz, mutlaka denemelisiniz. Yıllardır Kanada'nın en iyi on barı arasında gösterilen Atwater Cocktail Club'da da özenle hazırlanmış içecekler ve zarif tabaklar beni oldukça etkiledi. Tabii, bölgedeki şarap barlarında da eğlencenin tadı bir başka. Favorilerim, olağanüstü hizmet sunan Rouge Gorge ile romantik akşam yemeği atmosferi sunan Casavant. Montreal, lezzet ile ilgili büyük bir yelpaze sunuyor. İlk sırada poutine var, ama şehir sadece yerel mutfağıyla değil, uluslararası lezzetleriyle de dikkat çekiyor. Montreal usulü bagel’ler, Fairmount ve St-Viateur'da bulabileceğiniz tatlar, hafif tatlı ve çiğnenebilir yapısıyla öne çıkıyor. Ayrıca, Arepera'dan yediğim müthiş Venezuelalı arepalar hala aklımda. Jean-Talon Market'te geçirdiğim zaman ise oldukça keyifliydi. Burada, yerel bal ve akçaağaç şurubunun yanı sıra rengarenk sebze ve meyveler bulmak, bu kente olan sevgimi artırdı. Lezzet dolu sokaklarında dolaşmak asla sıkıcı olmadı. Ulaşım olanakları, beni Montreal’de en çok etkileyen unsurlardan biri. Şehirde yürümek oldukça kolay; toplu taşıma sistemi de çok işlevsel. Otobüs veya metroya binerken, girdiğim istasyonların temizliği ve iyi tasarlanmış tabelaları beni memnun etti. Kaybolmadan şehirde dolaşmak büyük bir avantajdı. Los Angeles'tan gelen biri için, burada toplu taşımanın bu kadar iyi işlemesi gerçekten ferahlatıcı bir deneyimdi. Sıra beklemek ya da trafikte kaybolmak zorunda kalmadan gezebilmek, harika bir şey. Montreal'de yaşayabilmek için düşündüğüm birçok cazip unsur var. Harika yemekler, zengin kültür; gerçekten burayı çekici kılıyor. Üstelik, Kanada genelinde sunulan evrensel sağlık hizmetleri, rahat bir yaşam temposu ve sıcak bir karşılama da mühim faktörler arasında. Ancak, son dönemlerde Kanada'nın bazı vize seçenekleri biraz kafa karıştırıcı hale geldi. #montreal #gastronomi #gecehayatı #seyahat
Kuzey Amerika'da birçok yer gezdim ama sadece: bir yer var ki oraya hemen yerleşirim.

Yorumlar

Yorum Yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Topluluğa katılın ve düşüncelerinizi paylaşın!