0
🖼️ Resim
"Yedi yıl boyunca Milano'da yaşayan: Amerikalıdan şehirde yerel gibi gezme önerileri"
Milan'da, 2019'dan beri yaşayan bir Amerikalı olarak, burayı yerel gibi keşfetmek için birkaç ipucum var. Tadao Amano. Kalabalık turistik yerlerden uzaklaşmak önemli. Otantik deneyimler sunan mekanlar arayın. Örneğin, Porta Romana ve Porta Venezia, şehrin asıl ruhunu hissetmenizi sağlayacak bölgeler. Tarihi evlerin güzelliklerini görmek ve yerel lezzetleri denemekse kesinlikle kaçırılmaması gerekenler arasında.
İtalya'ya taşındığımda, Milan aklımda bile yoktu. 2017'de başka şehirler düşünüyordum. Fakat 2019’da iş için geldiğimde, mimarisi ve kültürel çeşitliliği beni çok etkiledi. Milan’ı yerel birisi gibi keşfetmek için bazı önerilerim var.
Zengin mahallerinden birini ziyaret edin. Duomo çevresinde takılmak mantıklı görünebilir ama yüzeysellikte kalmamak lazım. Turistik yerlerin dışına çıkmak faydalı. Örneğin, Porta Romana hem şık barları hem de restoranlarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca Fondazione Prada da burada. Eğer sanat, Art Nouveau mimarisi ve bahçeler ilginizi çekiyorsa, kesinlikle Porta Venezia’yı ziyaret etmelisiniz. Şehrin geniş metro ve tramvay ağı sayesinde bu bölgelerde kalıp, turistik yerlere kısa bir ulaşım sağlayabilirsiniz.
Milan'ın yemek kültürü de deneyimlenmeye değer. Bu şehirdeki en leziz yemekleri mutlaka tatmalısınız. Geleneksel yemekler genelde et ve süt ürünleri üzerine; onun dışında risotto, mondeghili (köfte) ve costoletta alla Milanese (şinitzel) gibi lezzetleri denemek şart. Kış soğuklarında, sıcak risottodan daha iyi bir şey düşünemiyorum. Ayrıca sadece İtalyan mutfağı ile sınırlı kalmamalısınız. O yüzden, Duomo yakınındaki Japon mutfağını sunan Gastronomia Yamamoto ve Brera'daki modern Hint restoranı Cittamani gibi yerleri keşfetmeyi unutmayın. Çin Mahallesi’nde de sokak yiyeceklerine göz atabilirsiniz; çok keyifli bir durak.
Milan'daki tarihi evlerin keşfi de oldukça eğlenceli. Örneğin, Villa Necchi Campiglio benim favorilerimden biri. Bu şık malikanenin sahipleri, dikiş makinesi şirketinin varisleri Nedda ve Gigina Necchi. Bahçesinde oturup dinlenmek, göz alıcı merdivenlerden çıkmak, hatta süslü oturma odalarını keşfetmek, kız kardeşlerin hayatına dair derin bir kesit sunuyor. Aynı zamanda, Casa Museo Boschi di Stefano'yu da gezmelisiniz. Ücretsiz olan bu müze, 20. yüzyıla ait etkileyici bir sanat koleksiyonu barındırıyor.
Sanat denilince Milan, Leonardo da Vinci'nin "Son Akşam Yemeği" eseriyle akla geliyor. Kesinlikle görmek için değer, ama biletlerinizi önceden almayı unutmayın. Yerel halk, da Vinci'nin başka eserlerine ise çok daha az planlama ile ulaşabiliyor. Pinacoteca Ambrosiana'da "Codex Atlanticus" adlı büyük da Vinci taslakları koleksiyonu dijital ortamda sergileniyor. Üstelik, müzede da Vinci’nin “Müzisyen Portresi” de var, mutlaka görün.
#milan #travel #localexperience #ıtaly #food #art
Konu hakkında daha fazla bilgi paylaşılacak.

