0
🖼️ Resim
Fransa'ya Aşk Sebebiyle Taşındım: Yaz Ziyaretleri Beni Hazırlayamamıştı
Fransa’ya taşınmadan önce birkaç şey öğrenmek lazım. Bahamalar kökenli olan Nicole Bedford, yaz aylarını burada öğretmenlik yaparak geçirdi ve zamanla bu ülkeye aşık oldu. 2015 yılında nihayet Fransa’ya adım atmaya karar verdi. Ülkenin rahat yaşam tarzı ona iyi geldi ama dil engeli ve dükkanların kısıtlı çalışma saatleri beklediğinden zorlu oldu. 2011 ile 2014 yılları arasında her yaz İngilizce dil kampında çalışarak tanıştı Fransa ile. Zamanla burada yaşam planları kafasında oluşmaya başladı ve sonunda, iki bin on beş yılının Ağustos ayında eşyalarını toplayıp Fransa’ya yerleşti. fakat, burada yaşamaya hazırlanırken hiçbir tecrübesi ona yardımcı olmadı; sadece kısa süreli ziyaretleri vardı.
Bedford, dilin nasıl bir engel oluşturacağını öngöremediğini belirtiyor. Çünkü Fransızca bilgisi sadece "merhaba" ve "teşekkür ederim" gibi basit ifadeleri içeriyordu. Yabancı bir ülkede olmak ve yerel dili bilmemenin nasıl zorluklar getirdiğini sonradan anladı. Rennes’deki ilk günlerinde İngilizce’nin pek kullanılmadığını fark etti. Resmi işlemlerini sınırlı bir Fransızca ile yürütmek zorunda kaldı. Günlük yaşamında ise bankada hesap açmak gibi işler için Google Translate kullanarak metin hazırladı. Bu zorlu bir süreçti ama yine de gerekli işleri başardı. Bu yaşadıkları, ona dil engelini küçümsememesi gerektiğini ve yurt dışında İngilizceye güvenemeyeceğini gösterdi; büyük şehirlerde bile durum böyle.
Fransa’ya veya hiç bilmediğiniz bir yere taşınmayı düşünüyorsanız, mutlaka o dilde altı ay ile bir yıl kadar ders almayı göz önünde bulundurmalısınız. Bu, günlük hayatınızı kolaylaştırır ve taşınma sürecindeki resmi belgelerle ilgili işlerinizi daha sorunsuz hale getirir. Bedford, daha yavaş bir yaşam temposuna alışmaya, ama dükkanların kısıtlı saatlerine uyum sağlamaya zorlandığını söylüyor. Avrupa genelde, Kuzey Amerika’ya kıyasla daha sakin bir hayat sunar. Fransa’ya taşındıktan sonra ise hayatının daha da rahatladığını görünce şaşırdı.
Fransa’da bulunduğu ilk yaz, sürekli çalışmadan geçtiği zaman dilimi onu oldukça etkiledi. Ağustos aylarında birçok işletme tatil nedeniyle kapanıyor ve yerel halkın iki ya da üç hafta boyunca şehirden ayrıldığını gördü. Bu, oldukça canlandırıcı bir deneyimdi. Fransızların hayatlarını ne kadar yavaş ve keyfine vararak yaşadığını takdir etmeye başladı, fakat dükkanların sınırlı açılış saatlerine alışması biraz zaman aldı. Özellikle eczaneler, marketler ve giyim mağazaları çoğu yerlerde akşamdan önce kapanıyordu; bu da onun alıştığı 24 saat açık işletmelerden oldukça farklıydı.
Sonuç olarak, bu süreç ona yeni bir ülkeye taşınmanın tam olarak bir hazırlığa dayanmadığını gösterdi. Her zaman beklenmedik durumlar karşınıza çıkabilir. fakat, Bedford için Fransa’ya yerleşmek, tüm zorluklarına rağmen, kesinlikle değerli bir deneyim oldu. #fransa #yabancıdil #yaşamtarzı

