0
🖼️ Resim
"Bir uzun ömür araştırmacısı, sağlıklı yaşlanma için dışarıda merdiven çıkma ve sosyal etkileşim gibi dört alışkanlığını paylaşıyor"
Matt Kaeberlein, Optispan şirketinin CEO'su ve aynı zamanda uzun ömür araştırmacısı olarak, yıllar boyunca geliştirdiği yeni anti-aging alışkanlıklarını paylaştı. Kendi deneyimlerini iş hayatına yansıtan Kaeberlein, teknoloji odaklı sağlık girişiminde görev almanın, ona daha fazla araştırma yapabilme imkanı sağladığını belirtiyor. Artık daha fazla güç antrenmanı yapıyor, şeker ve alkolden de belirli ölçüde uzak duruyor. Ayrıca, arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmeye özen gösteriyor. Geçmişte, pek de disiplinli bir egzersiz programı uygulamadığını ve kırmızı et tüketmeyi sevdiğini ifade eden Kaeberlein, uyku düzenine önem vermediğini de belirtiyor. 54 yaşındaki Kaeberlein, Business Insider'a verdiği röportajda, "Büyük sağlık sorunlarıyla karşılaşmadım, bu bakımdan şanslıyım," dedi. Sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmamasına rağmen, kariyerini uzun ömür araştırmalarına adamış.
Kendisinde son birkaç yıl içinde ciddi değişiklikler yapmaya karar verdi. 2023 yılına geldiğimizde, Washington Üniversitesi'ndeki profesörlük görevinden ayrılıp, kamuya daha erişilebilir sağlık hizmetleri sunmayı hedefleyen Optispan'ı kurdu. CEO pozisyonundaki bu kariyer değişikliğinin kendisi için pek çok olumlu etkisi olduğunun altını çizen Kaeberlein, uzun ömrün sadece yaşam süresini uzatmakla kalmayıp, yaşam kalitesini de geliştirdiğini vurguladı. "mühim olan, sevdiklerinizle geçireceğiniz zaman ve bu sürece nasıl katkı sağlayabileceğiniz," diye de ekledi.
Kaeberlein, sağlıklı yaşam yolculuğunda en büyük değişikliğin beslenme alışkanlıkları olduğunu aktardı. "Hayatım boyunca oldukça tipik bir Amerikan diyetiyle beslendim," diyor. Hamburger ve nacho gibi yiyecekleri sevdiğini ama artık daha ölçülü bir şekilde yediğini belirtti. Kolesterol seviyesini düşürmek için bu tür ağır yiyecekleri azaltan Kaeberlein, ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmaya çalışıyor ve alışverişte etiketleri dikkatlice okuduğunu ifade ediyor. Bu gıdaların kalp hastalıkları, kanser ve diyabet gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu da hatırlatıyor.
Uyku sorunları yaşamamış olsa da, uyku kalitesine daha fazla dikkat etmeye başladığını söylüyor. Alkolü azaltmanın bu noktada büyük bir etkisi olduğunu gördüğünü ifade ediyor. Pandeminin başlangıcında eşleriyle sıkça alkol tüketen Kaeberlein, artık evinde hiç alkol bulundurmuyor. "Bu büyük bir fark yaratıyor," diyor. Haftada bir dışarıda yemek yediklerini ve birkaç kadeh şarap içtiklerini de ekliyor. Alkol tüketimini azalttıktan sonra, sağlığının büyük ölçüde iyileştiğini belirtiyor. Geçmişte alkol aldıktan sonra daha az sağlıklı yiyecek tercih ettiğini de söylüyor.
Kaeberlein, vücut kompozisyonunu iyileştirmeye yönelik olarak haftada dört gün güç antrenmanı yapmaya odaklanmış durumda. Diğer günlerde ise kalp atış hızını düşüren yürüyüş veya bisiklet sürme gibi aktiviteleri tercih etmekte. Ayrıca, eşiyle birlikte doğa yürüyüşlerine çıkmayı ve haftada bir kardiyo meydan okumaları yapmayı da ihmal etmiyor. Arkadaşlık ilişkilerine daha fazla önem vermeye başlayan Kaeberlein, "Erkeklerin bu yaşta çok fazla sosyal ilişkiye sahip olmaması üzücü," diyerek eski arkadaşlarıyla yeniden bağlantı kurmanın kendisine büyük bir tatmin getirdiğini vurguladı.
Bütün bu değişimlerin sonuçları olarak kendisini daha sağlıklı ve dinç hissettiğini belirtiyor. Güçlü sosyal bağların sağlıklı yaşlanma üzerinde mühim etkileri olduğunu da ifade ediyor. Kaeberlein, "Artık sosyal etkinliklere katılma üzerine daha heyecanlıyım," diyerek, yeni yaşam tarzının ona sağladığı olumlu değişimleri vurguluyor. #antiaging #healthmatters #longlife #wellbeing

