0
🖼️ Resim
Eşimle birlikte telefonlardan uzaklaşmak için yetişkin boyama setleri yapmaya başladık; bu hobi beklediğimizden daha faydalı oldu.
Eşimle birlikte, akıllı telefonlarımızdan uzak kalmayı düşünerek, yetişkinlere özel bir boyama projesine yönelmeye karar verdik. Bu hobi başlangıçta alıştığımız şeylerin çok dışında görünüyordu. fakat birlikte resim yapmanın verdiği keyif, çevrimiçi dünyadan uzak kalmamıza yardımcı oldu. Hem eğlenceli hem de hafif hissettirdi. Ama sosyal medya, beni sürekli içe döndüren bir döngünün içine sokmuştu. Çeşitli videolar, 2026’da "analog" yaşama geçmemiz gerektiğini belirtiyor, insanların ekranlarsız etkinlikler yapması yönünde mesajlar gönderiyordu. O an içinde bulunduğum karmaşada biraz nefes almak ve bu harekete dahil olmak iyi bir fikir gibi geldi.
Bir gün, başka bir videoyu izlerken kafamda bir fikir belirmeye başladı: Neden günde en azından bir süreliğine telefondan uzak kalıp yeni bir hobi edinmeyeyim? Eşimin de bana katılabileceği düşüncesi belirdi. Onun bu fikre sıcak baktığını duyunca mutlu oldum. Eşim, yetişkinler için özel boyama kitleri almayı önerdi. İlk başta cesaret bulmak kolay değildi ama aniden bir sanat mağazasına gitmeye karar verdik. Yaklaşık otuz dolarlık bir harcama ile eve döndük. O andan sonra, aldığımız kitlerin mantıklılığını düşünmeye başladık.
Evde, çalışma masamızdan katlanabilir bir masa çıkardık. Bu masa, iki kişilik oturma alanımızda rahatça kullanabileceğimiz bir yükseklikteydi. Sırtımızda su, fırçalar ve kağıt havlularla resim yapmaya hazırdık. Renkleri ayırdıktan sonra “New Girl” dizisinin tekrar bölümlerini açtık ve Brooklyn manzarası ile Londra’nın gökyüzünü boyamaya başladık. İkimiz de, resimlerimiz tamamlandığında yatak odamızın duvarında asmak için güzel olmasını istiyorduk.
Bu süreçte pek çok şey netleşti. Yetişkinler için boyamanın zorluklarının abartıldığını fark ettik. Ayrıca, birbirimizden oldukça farklı şekillerde çalıştığımızı da anladık. Ben geniş alanları boyarken dikkatle kenarlara geçmemeye çalışıyor, eşim koyu renkten başlayıp detaylara odaklanıyordu. İkimizin arasında bir denge kurmaya çalışmak zorlu hale geldi. “New Girl” dizisini seyrederken, birkaç kez pes ettim. Gökyüzüm hoş görünmüyordu ve bu durum sanatsal yeteneklerimin eksik olduğunu hissettirdi. Ama her şey ilerledikçe aramızda daha fazla diyalog ve kahkaha oluşmaya başladı.
Her gece telefonlarımızdan uzaklaşıp boyama yapmak, evimizde daha huzurlu bir ortam yarattı. Artık daha fazla konuşuyor, gülmeye başlıyoruz. Çizgilerin dışında kalmanın getirdiği stresin, evliliğimizin başlarındaki hafif stresle bir olduğu düşüncesindeyim. Yatmaya gittiğimizde, ilerlememizi değerlendiriyor, yaptıklarımızı gözden geçiriyoruz. Hedef olmadan bir şeyler yapmak, eski günlerin anılarını canlandırıyor. Belki tamamladığımızda Londra’nın pembe gökyüzünü paylaşırım; hatalarımla beraber, hayatta kalmanın sevincini kutlayacağım. #yetişkinboyama #evlilik #analoghayat

