0
🖼️ Resim
"Google'a Güven: Bir internet firması nasıl yüz yıl boyunca milyarlarca borç alabiliyor?"
Google, finansal piyasalarda göze çarpan bir adım atarak yüz yıllık tahvil ihraç etmeyi planlıyor. Geçen yıl Eylül'de çıkardığı elli yıllık tahvil sayesinde, yatırımcıların bu uzun vadeli borçlanmaya gösterdiği ilgi de oldukça göze çarpan. Görünen o ki, bu durum sadece teknoloji devinin başarısını değil, genel ekonomik eğilimleri de yansıtıyor. ABD hükümeti genelde otuz yıla kadar borçlanırken, Google’ın yüz yıllık borçlanma meydana geldirmesi nasıl mümkün oldu?
Geçtiğimiz Eylül ayında yaşanan gelişmeler, Google'ın algısını köklü bir şekilde değiştirdi. Bir federal hâkim, daha önce şirketin monopol olduğu yönünde bir karar vermişti ama sonrasında alınan önlemler pek bir değişiklik yaratmadı. Eski Adalet Bakanlığı rekabet avukatı John Newman’ın ifadesiyle, “bir hâkim, Google'ın yasayı çiğnemeye devam etmesine izin vermeye karar verdi.” Bu durum, Google’ın neredeyse hükümet onaylı bir monopol haline gelmesine zemin hazırladı. Diğer birçok sektördeki şirketler belirli fiyat düzenlemelerine tabi tutulurken, Google, çevrimiçi arama reklamlarıyla istediği fiyatı belirleme özgürlüğüne sahip.
Sonuç olarak, Google’ın karı, gerçekten büyüleyici bir boyuta ulaştı. En son açıklamasına göre, şirket 2025'te net gelirinin biraz daha fazlasıyla 132 milyar doları aşacağını öngörüyor. Peşinden, 2026 yılı için veri merkezleri ve çipler gibi alanlara tam yüz seksen beş milyar dolara kadar harcama yapmayı planlıyor. Böyle büyük paralar kazanmak ve harcamak, Google’ın etkisini artırırken, düzenleyici kurumların bu durumu görmezden gelmesi, karşılaştırmaları da mümkün kılıyor.
Gelecek hakkında ise, 2075 veya 2126 yıllarında bu borçların geri ödenip ödenmeyeceği hala belirsiz. Şu an itibarıyla, Google’ın Amerika Birleşik Devletleri’nin yüzyıl içinde hâlâ ayakta kalma ihtimali, bu konuda bir şansa sahip olduğunu gösteriyor. Financial Times’a göre, bu yüz yıllık tahvil İngiliz sterlini cinsinden ihraç ediliyor. Aynı uzun vadeli borçlanan diğer varlıklar arasında Oxford Üniversitesi, Wellcome Trust ve EDF gibi kuruluşlar da bulunuyor.
Bir Google sözcüsü, bu durumu eleştirdiğim için benim argümanlarımın “derin bir şekilde hatalı” olduğunu belirtti. “Adalet Bakanlığı bile Google’ın bir kamu hizmeti olarak düzenlenmesi gerektiğini savunmadı,” diyerek stratejilerine itiraz etti. Bu kararın “son derece rekabetçi bir pazarı göz ardı ettiğini” vurguladı. Google, temyiz süreci devam etmeden önlemlerin uygulanmasının durdurulmasını istiyor. Kısacası, Google ve benzeri teknoloji devlerinin piyasalardaki etkisi, yalnızca rakipleriyle değil, aynı zamanda düzenleyici kurumlarla olan ilişkileriyle de biçimleniyor. #google #tahvil #finansalpiyasa

